Kendi hazırladığımız alaturka
kahvaltımızdan sonra
-ozellikle domatesimiz var-
Güney Amerika kahvaltılarında
genelde
ekmek, cedar peynir, salam, marmelat ve illaki dulce de leche (karamel)
var.
Nerde bizim beyaz peynir, zeytin, domates salatalık...!!!
Bir city tur
otobüsüne bindik ve şehri dolaşmaya basladık.
Kısa kalınan yerde en kolay şehir
turu hop on hop off lar,
istediğiniz yerde inip sonra devam edebiliyorsunuz.
Hava da güneşli olunca benim için Santiago değişmeye başladı.
Geniş sokaklar, eskiden yeniye geçiş,
bol
ağaçlıklı caddeler,
hatta apartmanların balkonları çiçek ve dahası ağaç dolu.
Binalar yukarı doğru dümdüz değil, tepeye doğru basamaklı şekilde yükseliyor.
Şık bölge Golf de dükkanlar küçük evlerden oluşmuş.
Sokaklar bisikletli dolu.
Ben Buenos Aires i daha bisikletçi sanıyordu.
Santiago daki kadar bisikletçi
Güney Amerika da hiçbir yerde görmedim.
Öğlen Mercado da deniz mahsulleri yedikten sonra
Concha Y Toro ya şarap turuna
gittik.
MERCADO
İyi ki organize turların saatini kaçırmışız.
1 kişinin fiyatına üçümüz
gezdik.
Önce metro sonra taksi ve hoppp Pique desiniz.
Bağları tanıdık, çevreyi
gezdik, kavlarını gördük,
şarap tattık ve çakır keyif, bir sonraki durak Atacama
biletlerini almak üzere
otobüs garına yola çıktık.
Arada Estacion Central i
gezip fotoğraflar çektik.
Bir tura bağlı olmayınca, özgürsünüz ve
bir günde
değişik değişik yerler görüp, gezebiliyorsunuz.
Akşamımız yine renkli bir bölge
olan Bellas Artes de bir pubda
gelip geçeni seyrederek, sokak çalgıcılarını
dinleyerek,
Pisco Sour içip, deniz mahsulleri yiyerek geçti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder